Dolar/TL ne kadar oldu? (26.04.2018)

PPK kararının ardından piyasada gözler erken seçimin yanı sıra ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin seyri ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) toplantısında olacak.

Dolar başlıca para birimleri karşısında yükselen ABD Hazine tahvil getirilerinin etkisiyle üç buçuk ayın zirvelerine yakın seyrediyor. ABD’nin 10 yıl vadeli Hazine tahvilinin getirisi dört yıldır ilk defa bu hafta yüzde 3 sınırını geçtikten sonra yükselişini sürdürdü. Dün gece yüzde 3.035’e kadar yükselen 10 yıllık tahvilin getirisi yüzde 3.041’i aşarsa Temmuz 2011’den bu yana en yüksek düzeyi görmüş olacak.

ABD devletinin artan borçlanma gereksinimi ve petrol fiyatlarındaki yükselişin getirdiği enflasyon baskıları tahvil faizlerini yukarı çekiyor.

Dünkü faiz kararının ardından ilk tepki olarak 4.08’den 4.03 seviyesine kadar gerileyen ancak bu seviyelerde kalamayarak tekrar 4.10 seviyelerine yükselen dolar/TL, bu sabah saat 0855’te 4.0772/4.0805 seviyesinde bulunuyor.

Dün saat 1806’da 4.5440/4.5469 seviyesinde olan sepet bazında TL bu sabah 4.5213/4.5254, 4.9904/4.9940 seviyesindeki euro/TL ise 4.9652/4.9700 seviyesinde bulunuyor.

ING Menkul Araştırma ve Strateji Bölüm Müdürü Pınar Uslu, TCMB kararı sonrasında TL’nin değer kazanımını koruyamamasının nedenlerini ABD tahvil faizlerindeki yükselişin doları destekleyerek, gelişmekte olan ülke para birimlerini baskı altında tutması ve döviz talebini TCMB faiz artırımı sonrasına bırakan yatırımcıların kurdaki gerilemeyi bu doğrultuda değerlendirmeleri olarak sıralayarak, “Günün kritik gündem maddesi ECB toplantısının ardından Başkan Draghi’nin yapacağı değerlendirmeler olacak” dedi.

Uslu, “Mevcut koşullar altında dolar/TL 4.05 seviyesinin altına indiğinde döviz talebinin geldiği gözleniyor. Artan petrol fiyatlarının enflasyona ve cari işlemler açığına olası etkileri de değerlendirilmeye başlandı. Bugün kurda hareket bandı olarak 4.05-4.10 bandı söylenebilir. Siyaset haberleri yakından izlenirken, kurun bu bandın dışına çıkmasının küresel piyasalardaki gelişmelere bağlı olacağını düşünüyorum” dedi.

EM’ler genelinde gözlenen sert satış baskısının yanı sıra TCMB’nin 75 baz puanlık artırımının yeterli görülmemesinin de kurda dünkü yükselişte etkili olduğu belirtilmişti. Diğer taraftan TCMB’nin kararı nedeniyle TL EM’ler arasında değer kazanan tek para birimi oldu.

Ortalama fonlama maliyeti de GLP artışı ardından yüzde 13.50 seviyesine çıkacak. Bu 2017 yıl başına göre 525 baz puanlık bir sıkılaştırma anlamına geliyor.

Tahvil bono piyasasında ise 10 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi dün spot kapanışta ortalamayüzde 12.59, valörde son işlemde yüzde 12.65 seviyesindeydi.

Gösterge iki yıllık tahvilde ortalama bileşik faiz ise dün spot kapanış ve valörde son işlemde yüzde 14.27 seviyesindeydi.

FAİZ ARTIRIMI VE SEÇİMLER

Merkez Bankası (TCMB), erken seçim kararının alınması ardından gerçekleştirdiği ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında fiyat istikrarını desteklemek amacıyla ölçülü bir parasal sıkılaştırma yapılmasına karar verildiğini belirterek GLP’yi beklentilerin üzerinde 75 baz puan artışla yüzde 13.5’e yükseltti.

TCMB’nin böylece Aralık ayında ortalama fonlama maliyetinde gerçekleştirdiği 50 baz puan artış sonrası ilk adımını dün atmış oldu.

Ekonomistler TCMB’nin sıkılaştırma adımlarının bozulan enflasyon beklentileri ve korunan “ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir” söylemi kapsamında önümüzdeki dönemde de devam edebileceğini öngörüyorlar.

Nomura TL’de son zamanlardaki değer kaybının, petrol fiyatlarının ve küresel çaptaki yüksek getirilerin enflasyonist etkileri nedeniyle daha da sıkılaştırmaya duyulan ihtiyacın sürdüğünü ancak, artırımın büyük olasılıkla, küresel algıda sert bozulma ya da Türkiye’ye özgü bir jeopolitik şok olmadığı sürece seçimlere giderken TL’ye destek vereceğini söyledi.

Morgan Stanley ise karar sonrası notunda Haziran’da 50 baz puan daha artış beklediğini 7 Haziran’daki PPK’da bunun sadeleştirme adımlarıyla birlikte de gelebileceğini belirtirken, Credit Agricole ise kararın beklentileri karşılamadığını belirterek, “TCMB yeniden adım atmak zorunda kalacak” dedi.

TCMB’nin uyguladığı likidite politikalarının bileşiminde ortaya çıkan son faizi gösteren ve geçen yılın başlarında yüzde 8.30’lu seviyelerde olan ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti dün itibarıyla yüzde 12.75 seviyesinde seyrediyor.

Haziran ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde anket firmalarının yaptığı değerlendirmelere göre mevcut koşullarda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yeniden seçilmek için avantajlı durumda.

Ancak muhalefetin göstereceği adaylara bağlı olarak ortaya çıkabilecek olası ikinci tur seçimde dengelerin değişebileceği vurgulanıyor.

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesinin ardından cumhurbaşkanlığı adaylığını bir kez daha tekrarlamasıyla 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün çatı adaylık ihtimali zayıfladı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir